Nihayet geldi çattı YGS.
Son anları nasıl değerlendirmeniz konusunda uzmanlar medyada nutuk çekiyor, gazetelerde yazı yazıyor. Hem de uzun uzun, destan gibi. Doğrusu bu saatten sonra bu nutuklara ve yazılara kulak vermenin pek bir anlamı yok.
Bu arada “siz uzman değil misiniz?” demeyin bu satırların yazarına! Bu satırları, uzman olarak değil, son dört yılda üç oğlunu SBS, ÖSS ve benzeri sınavlara hazırlayan ve bir oğlu da pazar günü YGS’ye girecek olan bir baba olarak yazıyorum.
Yani ben de sınav konusunda uzman sayılabilirim. Ama şimdi kitabın ortasından değil hayatın içinden konuşuyorum. Bırakın uzmanları kitaplarıyla baş başa hayatın gerçeklerine bakın.
Elbette uzmanlar doğru şeyler söylüyordur. Ama her doğru sizin için yararlıdır diye bir kural yok. Uzmanların söyledikleri size özel şeyler olmayabilir. Bu nedenle uzmanların alışkanlıklarınıza çok aykırı gelecek tavsiyelerini yerine getirmeye çalışmayın. Çünkü alışkanlıklarınıza ters geleceği için sizi zorlayabilir bu tavsiyeler.
Bana sorarsanız sınava kadar kendinizi fazla yormadan bir şeylerle meşgul edin yeterli. Neyle meşgul olacağınıza kendinize karar verin; sizi fazla yormayan bir şeyler olsun yeter. Gezin, tozun, aşırıya kaçmadan eğlenin, sinemaya gidin, arkadaşlarınızla geyik yapın. Ne bileyim ben, siz daha iyi bilirsiniz bunları.
Kendinizi meşgul ederseniz sıkıntı, daraltı, bunaltı hissedecek fırsatınız olmaz zaten.
Sıkıntı, daraltı, bunaltı hissettiğiniz zaman da olur böyle şeyler deyin geçin. Sınav öncesinde sıkıntı, daraltı, bunaltı hissetmemek garip olurdu zaten. Bu bakımdan sıkıntı, daraltı, bunaltı hissettiğiniz diye kendi kendinizi yemeniz gerekmiyor.
Sınav akşamı çok erken yatmaya zorlamayın kendinizi. Çünkü yatakta iken uykunun gelmesi zordur. Bir önceki gece 1 saat kadar az uyursanız sınav akşamı uykunuz daha kolay gelebilir. Biraz uykusuz kalırsanız da çok sorun etmeyin; insan bu kadarlık uykusuzluğun üstesinden gelebilir. Sınav sabahı da standart kahvaltınızı biraz zenginleştirin o kadar.
Peki, sınavın hemen öncesinde ve sınav esnasında ne yapmalısınız?
Bu konuda da uzmanlar yüce görüşlerini beyan etmektedirler. Siz fazla takmayın bu yüce görüşleri kafanıza. Önemli olan sizin kişisel deneyimlerinizdir. Deneme sınavlarındaki deneyimlerinize göre hareket edin. Bu saaten sonra deneyimlerinize aykırı uzman görüşleri doğru olsa da size pek yarar sağlamayacaktır. Hatta daha kötüsü elinizin-ayağınızın birbirine bulaşmasına neden olabilecektir.
Sınav öncesinde hiç bir şey hatırlamıyorum psikozuna girmenize gerek yok. Çünkü girdiğiniz sınav hatırlamaya değil tanımaya dayalı bir sınav. Ayrıca şunu da aklınızda tutun; zihniniz biraz google gibi çalışır. Anahtar bir sözcük girersiniz ara dersiniz; önce konu başlıkları, kısa özetleri ve linkleri çıkar google sayfasında. Linkleri tıklarsanız ayrıntalar ortaya çıkar. Zihin de böyledir; her şeyi birden hatırlayamaz. Önce ipuçlarını hatırlar sonra ayrıntıları. Sınavda soruları çözmeye başladığınızda zihninizde gerekli aramaları yapacak gerekli bilgileri kısa süreli belleğinize taşıyacaktır.
Sınav esnasında heyecanlanacaksınız. Bu normaldir. Heyacanlandığınız için ayrıca panik yapmanıza gerek yok. Birkaç tane -daha fazla değil ama- derin nefes alıp nefesinizi biraz tutun. Heyecanınız kontrol altına girecektir.
Bilirsiniz “Sonunu düşünen kahraman olamaz.” Bunun için sınavdan önce ve sınav esnasında sınavın sonucunu düşünerek kendinizi yormayın. Sonucu düşüneceğinize sınavda sorulara kafa yorun yeter.
Sınavda da hayatta da başarılar diliyorum size.
Ali Rıza Bayzan
Dershanet Akademik Danışmanı