Sınıfın solunda, pencerenin önünde oturan küçük burunlu, kumral kız kafasını her kaldırıldığında senin bakışlarını yakalıyor ve suratı pembeleşerek yüzünü tahtaya çeviriyor, elindeki kalemle bir şeyler yazar gibi yapıyor; sense yakalanmış olmanın utancı ve pişmanlığıyla ayakkabılarının ucuna bakıp, adete sıranın altında kayboluyorsun. Sonra hiç farkına varmadan yeniden ona bakarken yakalıyorsun kendini. Fizik sorusu tahtada öylece duruyor. Öğretmen bir önceki örnekle aynı olduğunu hemen çözmeniz gerektiğini söylüyor. Senin bir önceki örneğin ‘’pembe yanaklar’’ oysaki…
Rehberlik uzmanı, ilk görüşmenizde bu yılın çok çok önemli olduğunu, her türlü zaman kaybına engel olman gerektiğini söyledi. Aşk da bunlardan biriydi. Televizyon izlemeyi, bilgisayar başında oyalanmayı kontrol altına almalı, özel arkadaşlıklardan uzak durmalıydın. Oysaki aşk, yaşamın kendisi değil miydi? Nasıl olurda zaman kaybı olurdu? Evrenin tüm yasaları aşkla işlemiyor muydu? Gülerek rehber öğretmenine bakmış,’’aşk olsun hocam’’ demiştin.
İnsan kaç kere 17 yaşında olurdu? Ve kaç kere âşık olabilirdi? Ya gelecek, ya üniversite, ya hayallerin… Peki, birlikte yürünen yollarda hayaller gerçekleşemez mi? Daha güzeli, birlikte hayaller kurulup, o hayallerin peşinden gidilemez mi? Kulağa çok hoş geliyor değil mi bu ifadeler. Ama olası mı? Tartışılır.
Bir aşkın güncesi yaşamdan farklı ilerler. Ortada aşk varsa tüm hayal ve beklentiler o aşkın üstüne kurulur. Diğerlerinin anlamı ve önemi kalmaz. O halde, üniversiteye gitmek için sınava hazırlanan bir genç için aşk tehlikeli bir durumdur. Gerçi aşk her zaman bir parça tehlikeli bir durumdur.
Peki insan aşka engel olabilir mi? Garip gelebilir ama aslında evet. Daha doğrusu aşk olmadan engele olunabilinir. Sanıldığı gibi ya da varsayıldığı gibi aşk hemen insanı içine almaz. Zaman ister. Hoşlanmayı bir derinliğe dönüştürmeden önce kaçılabilecek bir zaman mutlaka vardır. Eğer kaçmak istiyorsan. İlgini başka bir alana mesela senin için çok önemli olan fizik sorusuna yöneltirsen pembe yanaklarla karşılaşmasın. Y a hem iyi bir arkadaşlığı sürdürüp hem de Gayet güzel ders çalışıyorsan, orada da sadece arkadaşlık vardır. Aşk yoktur. Hele bir ay biriyle, başka bir aya başka biriyle sürüyorsa aşkların! Gerçekten zaman kaybıdırlar. Zamanınızı hayallerinizi gerçekleştirmek için kullanın ki gelecekte gerçek aşkınız için gerçek zamanlarınız olsun…
Servet Gülsün Şirin
Kültür Akademi Rehberlik Koordinatörü